(Yazının sonundaki hikaye için telif sorunu olabilir, olursa vazgec@gmail.com adresiyle iletişime gecilmesini rica ederim) Neil Gaiman, Namı diğer Amerikan Tanrıları’nın, Yıldız Tozu‘nun, İskandinav Mitolojisi‘nin ve kişisel favorim Sandman‘in yazarı. Birsürü çizgi roman, birkaç dizi bir sürü şey daha sayabilirim yazdıklarına. Ama yazdıklarının tamamına hem de türkçe ulaşmak hep zor. (Burda Ithaki Yayınevi sana sesleniyorum: Sandman 6 nerde???) Kendimi bildim bileli bilimkurguya ayrı bir hayranlığım vardı, zannedersem bunun sebebi varoluşu ve yaşamın anlamını çözmeye çalışmak için çırpınmam. Hoş “Hayat, evren ve[…]

Güzel bir şarkıyı güzel bulmamızı, beğenmemizi sağlayan şey nedir hiç düşündünüz mü? Binlerce farklı enstrüman var ve hepsinin de ayrı ayrı kullanıldıkları, bazen yanyana çalındıkları bazen hiçbir zaman yan yana gelmediği bazen de ardarda olsa da yanyana çalınmadıkları şarkılar var. Sözleri ingilizce, italyanca, rusça, japonca, hindu yada ne bileyim ispanyolca bir şarkıyı bile beğenerek dinleyebiliyoruz. Öyleki bazen beğendiğimiz şarkıların türleri birbirinden farklı gezegenlerde yapılmış gibi oluyor. Ama biz yinede o iki şarkıyı ayrı ayrı sevebiliyoruz. Belki psikoloji literatüründe vardır çalışmasını[…]

Gerek instagramda paylaşacağınız hikaye olsun gerekse herhangi bir sosyal medyada paylaşacağınız bir video olsun videonuzu düzenlemek, kesmek yazı eklemek yada efektlendirmek istediğinizde bir programa ihtiyacınız oluyor. Ben ufak çaplı düzenlemeler için Filmora9 kullanıyorum. Tabiki Adobe After Effects gibi programlar da kullanabilirsiniz ama hem videoyu render alırken hemde düzenleme yaparken daha kısa zaman aralıklarında yapmanız gerektiğinde daha pratik yöntemlere ihtiyaç duyuyoruz. Bu sebeple bu yazımda sizlere filmora ile 15 saniyelik bir video oluşturmayı, videoya şarkı sözlerini eklemeyi ve sözlerin şarkının kendisiyle[…]

Bir abim sevgi insanı adam eder derdi, “Sevgi erkeği adam eder, o külhanbeyi tavırların, kendine güvenin ve özsaygını alır, göğün tavanına kadar çıkarıp aynı hızla yere vurur. Sen o güne kadar henüz hiçbişey yaşamadığını anlarsın. Ve bu acı seni adam eder”. “Abi” derdim “Sevgi diye bişey yok bak 25 oldum kimseye aşık olmadım. Hani seviyorum falan da dediğin gibi öyle dünyamı altüst edecek bir şey görmedim. Bence bende o yeti yok. Yada senin aşk acını anlatasın var her defasında beni[…]

Trap, bir müzik türü olarak ilk 1990’ların başında ortaya çıkmaya başlamıştı. Müzik bilindiği üzere agresif sesler ve sözler içeren bir müzik tarzı. Genel olarak bol bass-droplu ve ekstra hareketli şarkılardır. Size şuralarda kullanılır buralarda kullanılır diyerek boş yapmayacağım. Şahsen kendim için bu müzik tarzını online (ama konuşma yada ses kasma gerektirmeyen) oyunlarda arkaplanımda çalmak üzere kullanıyorum. Ha tabi sabahları işe giderken yada biraz müzikten enerji almak istediğimde dinliyorum.

Herkes heybesinde ne varsa onu koyar masaya. Hepimiz güzel meyvelerin yanında çürükleri de taşıyoruz. Heybesinde çürükleri fazla olanlar seninde heybende çürükler olduğunu görünce kendini korumak için onlara, iyi niyetli insanlar sa sağlamlara dikkat eder. İyi görünmek için ya sadece sağlamlari gösterip diğerlerini saklayacaksiniz yada başkasının çürüklerine dikkat çekeceksiniz. Ben bugüne kadar kimsenin heybesinde umursamadım, iyi bir insan görünmek için karakterinden vazgeçecek bir insan olmak yerine isteyenin istediği gibi gördüğü biri olmayı yeğlerim.

“öykülerin bittiği yerde,sessizlik,yalnızlık ve ölüm konuşur.” Her insanın hayatındaki sıradan bir gün, evimin en dip kösesinde, dizlerimi göğüslerime doğru çekmiş yapacagimi düşünüp duruyorum. Mağlup olduğumu ve birçok şeyi… Düşünmenin yanında çaresizlik, umutsuzluk basımı döndürüyor. Nakavt olmuş boksörün gözlerinden akan “Yenildim” duygusunu yaşıyorum. içmeli miyim? Bir aya aşkın zamandır ağzıma içki koymamışım.

Video henüz tamamlanmadı. Tamamladığımda o halini tekrar ekleyeceğim. Tracing our fingers from right to leftWe’re too drunk to even walkAnd all of a sudden you bring up our problemsSo I guess you wanna talk‘Cause they say the bigger the love, the harder the fallWell, I’m crashing through the floorSaid you’re leavingWhen the morning comesAll packed upIf the feeling’s gone

Hayatını ihmal etmeBu bir yazı tura değilOynuyorsun,gülüyorsunKendini güçlü hissediyorsunYavaşlaHayatın basit şeylerini sevmeye zaman ayırÜtopya olmadanBiliyorum zaman hız demek veHepimiz kaçmak istiyoruzAkıntı bizi bir anda mahvediyorSolup gitmene,Günlerini yıllarını kaybetmene izin vermemek gerekKoşarken, dur ve nefes al

Ben herşeyi bir şekilde sineye çekebilirim de adaletsizlik gördüm mü dayanamıyorum arkadaş. İnsanlar hep kendilerini ayrıcalıklı görmek istiyorlar hep diğerlerinden farklı olduklarını düşünüyorlar, aynı işi yaptığı insandan daha başarılı olduğunu sanıyorlar. Başarı kiloyla ölçülmedigi içindir sanırım herkes kendi başarısını daha yüce görüyor bir diğerinden. Oysa başarı eninde sonunda kendini gösterir eninde sonunda herkes yaptığı yatırımın karşılığını bulur. Üç kuruşluk limon satarak milyoner olunmuyor be dostlar. İnsanların üstüne çıkarak da daha yüce insan olmuyorsunuz, ne zamanki adaleti gerektiğinde kendinizi bile adil[…]